KOBİ ANASAYFA
BİLGİ MERKEZİ
KOBİ Nedir?
Girişimcilik
Hukuki Sorularınız
Kobi Destekleri
Kalite - Üretim
Dış Ticaret Rehberi
HABERLER
Kobi Haberleri
Anadolu Aslanları
FUAR
Fuar Takvimi
Organize Sanayi Bölgeleri
SEKTÖREL RAPORLAR
ÜLKE ARAŞTIRMALARI
MUHASEBE
Makaleler
Güncel Mevzuat
Sosyal Güvenlik
Tasarılar
Programlar
MEVZUAT GRUPLARI
Gelir Vergisi Mevzuatı
Kurumlar Vergisi Mev.
Vergi Usul Mevzuatı
Katma Değer Vergisi Mev.
İş Hukuku Mevzuatı
Teşvik Mevzuatı
İNTERNET HİZMETLERİ
Web Sitesi Hizmetleri
Ticaret Merkezi
Reklam
Kariyer
İş Çözümleri
ERİŞİM
PROSERVİS [ Soru - Cevap ]
SORU VE CEVAPLARINIZ

Sorular www.hukukturk.com uzmanları tarafından yanıtlanmıştır.
Hukuk Köşesi
Ben yaklaşık 2,5 yıl mağazacılık sektöründe faaliyet gösteren, x firmanın corner mağazasında satış danışmanı olarak görev almaktayım. Söz konusu bağı olduğum firmanın, görev aldığım yerdeki mağazası kapanıyor. Bu nedenle işveren tazminat yerine, beni uzak, diğer şubelerine yollama konusunda ısrarlı. İşverenimle söz konusu bu işi sadece şu an çalıştığım yer ve bulunduğu şartlar için anlaştım. İşverenimle bu olası durumlar için herhangi bir sözleşmem yok. Sadece bu caydırma politikası uygulaması anlamında bunu bana yapmaya çalışmaktadırlar. İş kanunu çercevesinde yapacağım ve uygulayacağım yasa ve tüzük varmı? Olası durumda yasal olarak ne yapmalıyım?
4857 sayılı İş Kanunu'nun 22. maddesine göre; İşveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçi değişiklik önerisini bu süre içinde kabul etmezse, işveren değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih için başka bir geçerli nedenin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İşçi bu durumda 17 ila 21'inci madde hükümlerine göre dava açabilir. Taraflar aralarında anlaşarak çalışma koşullarını her zaman değiştirebilir. Çalışma koşullarında değişiklik geçmişe etkili olarak yürürlüğe konulamaz.
01.10.2007'de Denizli'de güvenlik eğitim şirketi kurduk. Şirket kuruluşunda 4 kişi yer aldı. Ben hissenin yüzde 52'sini aldım. Diğer 3 ortakğın her birinin yüzde 16 hissesi var. Yönetim kurulunda ise yüzde 52 yetkiler bende. Bir de güvenlik müdürü var (yüzde 16 hisse ile). Benim sorum şu: 1. Ben hissemi istediğim zaman istediğim bir şahsa satabilirmiyim veya devredebilirmiyim? 2.İstediğim zaman bu şirketin kapanmasını isteyebilirmiyim / kapatabilirmiyim?
Bir payın devri, şirket hakkında ancak şirkete bildirilmek ve pay defterine kaydedilmek şartiyle hüküm ifade eder. Devir hususunun pay defterine kaydedilebilmesi için, ortaklardan en az dörtte üçünün devre muvafakat etmesi ve bunların esas sermayesinin en az dörtte üçüne sahip olması şarttır. Şirket mukavelesi payların devrini yasak edebileceği gibi yukarıdaki daha ağır şartlara da bağlı tutabilir. Payın devri hakkındaki mukavele yazılı şekilde yapılmış ve imzası noterce tasdik ettirilmiş olmadıkça ilgililer arasında dahi, hüküm ifade etmez. Diğer yandan limited şirketin İnfisah sebepleri Türk Ticaret Kanunu'nun 549. maddesinde yazılıdır. Bunlar 1.Şirket mukavelesinde yazılı sebeplerle, 2.Mukavelede aksine açık hüküm olmadıkça, esas sermayenin dörtte üçüne sahip olan ortakların dörtte üçünü teşkil eden bir ekseriyet tarafından verilecek kararla, 3.Şirketin iflasına karar verilmesiyle, 4.Ortaklardan birinin talebi üzerine ve muhik sebeplerden dolayı mahkeme karariyle, 5.Kanunda yazılı sair hallerde. Belirtilen muhik sebeplere misal olarak, ortaklar arasında ihtilaf çıkması ve bu sebeple şirket işlerinin yürütülemez hale gelmesi, verilebilir.
Bundan 5 yıl önce bir şirket kuruldu. Bende o şirkette eleman olarak çalışıyorum. Daha sonra 2 ilde daha şirket kurduk. istanbul'da merkez depomuz bulunuyordu. Burda yüksek hisseye sahip patronumuz bulunmaktaydı. Bu 3 şirket çeklerin miktarını yazmadan çekleri imzalayıp İstanbul'a gönderiyorlardı. Anlayacağınzı hatır çeki. Daha sonra bu çekler ödenmemeye başladı ve çeklerin arkaları yazıldı. Benim sormak istediği soru şu; o şirketlerden birini geçen yıl % 85 hissedar olarak hileli bir şekilde benim üstüme yaptılar ve yaklaşık 3 trilyon değerinde çek geri döndü. Bu durumda bana ne olacak? Yada ne yapabilirim?
3167 Sayılı Yasanın 16. maddesine göre; Üzerinde yazılı keşide tarihinden önce veya ibraz süresi içinde 4 üncü madde uyarınca ibraz edildiğinde, yeterli karşılığı bulunmaması nedeniyle kısmen de olsa ödenmeyen çeki keşide eden hesap sahipleri veya yetkili temsilcileri, kanunların ayrıca suç saydığı haller saklı kalmak üzere, çek bedeli tutarı kadar ağır para cezasıyla cezalandırılırlar. Ancak verilecek para cezası seksen milyar liradan fazla olamaz. Bu suçtan mükerrirlere, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir. Bu suçun, organ veya temsilcisi tarafından tüzelkişi yararına işlenmesi halinde özel hukuk tüzelkişisi hakkında da birinci fıkra uyarınca para cezasına hükmolunur. Ayrıca yetkili temsilci tarafından yararına çek keşide edilen hesap sahibi gerçek kişi hakkında da bu fıkra hükmü uygulanır. Mahkeme, ayrıca işlenen suçun niteliğine göre bir yıl ile beş yıl arasında belirleyeceği bir süre için hesap sahiplerinin ve yetkili temsilcilerinin çek hesabı açtırmalarının yasaklanmasına karar verir. Yasaklanma kararı bütün bankalara duyurulmak üzere Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirilir. Kısmen veya tamamen karşılıksız çıkan her çek yaprağı ayrı bir suç oluşturur. Ancak uygulamada çeki imzalayan şirket ortağı ya da şirket temsilci aleyhine mahkumiyet kararı verilmektedir. Bütün ortakların ya da yetkililerin cezalandırılması söz konusu değildir.
Bir firma aldığı mal karşılığı vermiş olduğu çeklerini arkasını sürekli olarak rıza hilafı yazadırmaktadır. Bu çekler karşılığında ne yapmam gerekir? Paramı nasıl tahsil ederim?
Keşidecinin TTK'nun 711. maddesine dayanarak Mahkemeden karar istemeksizin verdiği ödemeden men talimatları şikayet hakkını ortadan kaldırmaz. Çekin yetkili hamili çekin karşılıksız kalması nedeniyle Cumhuriyet Savcılığı'na şikayette bulunabilir. Bu durum diğer şartları da gerçekleşmiş ise sanık keşidecinin cezalandırılmasına yetecektir. Sonuç olarak keşidecinin "rızam hilafına çıktı" demek suretiyle bankaya ödemeden men talimatı vermesi aleyhine icrai takibatına geçilmesine ve karşılıksız çek keşide etmek suçunun oluşmasına engel değildir.
Sorular www.hukukturk.com uzmanları tarafından yanıtlanmıştır.

< Önceki     Sonraki >